diziden alıntı sözleri devamı

22/4/2008 ·

filmin devamı”

Bir fincanın dibinde, yarım kalmış aşkımsın
Acı bir kahve gibi, uykumu kaçırmışsın
Gündüzüm gece oldu tüm düşlerim seninle
Sensizlikle son bulur her bir kabusum yine

Oysa kabus yalan, düş kısa ve hayat uzun sevgilim
Sende beni seversen yarım kalmaz hiç bi film


Pembe yalanlar”
 
Bize söylenmiş ilk yalan
Adamı ebe eden bir oyunda
Fasulyeden oynayışımızdır…
Oysa bi bilsek ki bu daha ne ilk
Ne de son aldanışımızdır…

Sonra birden leylekler kardeşlerimizi
Kuşlar kabahatlerimizi dile getirir…
Soramayız bile “anne söyle”
“Söyle bu pembe yalanlar nedendir”
Büyüklerin bahanesi hep
Aklımızın ermeyişindendir

Ve bir gün bakarız ki
Zaten hayat koca bir oyun
Ne yaşımız ne aklımız ermekte

Ve her gün birileri yine
Her gün bir yerlerde birine
Pembe yalanlar söylemekte

 

üçüncü tekil şahıs”

Davetiyeler, odalar
Ve localar iki kişilik
Ya tek gidersin bi koltukta
Ya biletler; iki kişilik

Ya tek kişiliktir bi yatak
Ya yalnız yatılmaz; iki kişilik
Ya tek taraflıdır bi aşk
O da severse; iki kişilik

Başka kaç kişiyi seversen sev
Bir sevda yalnız iki kişilik
Hele baş başa bi akşamda
Masalar hep iki kişilik

Peki sen kimsin dediler bana
Dedim üçüncü tekil kişilik
Peki dostluk var mı dünyada
Dedim dünya iki kişilik
Çocuktuk çoktuk oysa
Çok üzgünüm şimdilik

“2. ilk öpücük”

Kalbinin sağ yanından
İlk sola saptığında
Gizli bir yol var orda
Dikkat et göreceksin
Kimi hızlı gidermiş
Kimi yavaş bu yolda
Sen kimseye aldırmadan
Gönlünce ilerleyeceksin

Yolun son durağında
Kapatıp gözlerini
Güzel olan ne varsa
Hepsini dileyeceksin
Gözünü açtığında
Tüm bildiğini unutup
Belki hiç konuşmadan
Bir kez daha diyeceksin

Bir gün dönmek istersen
Bu yolun dönüşü yok
Her şeyi göze alıp
Akla göğüs gereceksin
Bütün yollar yürekten
Dudaktan kalbe bir yol yok
O an geldiğinde
Bunu sende göreceksin

gizli gizli”

Her şey “gizli” şu dünyada
Kaba kuvvet “gizli”
İyi niyet “gizli”
 Art niyet “gizli”

Geceler gündüzlerin,
Gerçekler yeminlerin,
Ve korkular ümitlerin,
Arkasında gizli…

Canım yanıyor bazen…
Büyümek diyorlar buna…
Söylenmeyen ne varsa,
Gözyaşlarımda gizli…

Oysa iki genç yürek bizimki
Ve dünyalar kadar büyük
İçinde hayallerimiz de,
Günahlarımız da gizli…

Sevmek günah mı oysa?
Saklanacak yanı yok…
Ama bir sır gibi artık,
Sevdamız bile gizli…

 

“ aramıza hoşgeldin”

Sevdin mi deliler gibi
Gönlünü yele mi verdin
Kalbin mi kırık yoksa ne
Aramıza hoşgeldin

Hatırla bir zaman sana
Hiç ayrılmazdık derdim
Sözüme gelmedin ama
Aramıza hoşgeldin

Sanma yaşamak birkaç gün
Kirlenmek mi tek derdin
Büyüyorsun sen de her gün
Aramıza hoşgeldin

Yalan yok hiç içimizde
Sevdik bak hepimiz de
Aşktan ölmez hiç kimse
 Aramıza hoşgeldin

"Hepimiz birimiz için"

En ateşli maceramızdı, fitili tutuşmuş bir kız kaçıran
Ve ne çok şarkı bilirdik, bilmediğimiz tek şeydi yalan

En büyük aşk sorularını hipotenüsle çözmüştüm
Bir badem ağacının altında beni nasıl da öpmüştün

Köşeli jetonlarımızı bozdurup, yerine pembe yalanlarımızı seçtik
 İzmir’den İstanbul’a tam bir saatte geçtik
 

Gizli gizli görüştük yine, açık açık öpüştük
Bütün havuz problemlerini, artık çoktan çözmüştük

En yalnız anlarımızda süper kahramanlar olduk
Filmin devamı geldiğinde doğru cevapları da bulduk

Ve anladık artık yoktu,
Çok döndük, çok dolaştık yok
En güzeli bizim dostluğumuz
Bundan öte bir şey yok


Günler, haftalar aylar
Bizi hiç değiştirmeyecek
Boyumuz büyüse de yüreğimiz hep
Hepimiz birimiz için diyecek

Efe, İstanbul’dan ve arkadaşlarından ayrılıyor 

“elveda don kişot”

Zordur arkadaş veda…
Bir el sallanır iki yana…
Görüşmek üzere diyenler,
Aldanırlar çoğu defa…
İki damla yaş olur,
Kirpikler ıslanır,
Bir daha göremem diye,
Sarılırken ağlanır…
Zordur arkadaş veda,
İnsanoğlu bağlanır…
Bir hoşçakal derken bile,
Şu yürekler dağlanır…

 

gerçek yalanlar”

Ne kadar da safmışız
Masallar hep yalanmış
Şu kırmızı başlıklı kız
En az kurt kadar varmış
Rapunzel zamanında
Küt saç daha modaymış
Ve en hain kahramanlar
En masum olanlarmış
Ağustos böceği kaset
Karınca senet yapmış
Yalan söyleyeninse
Burnu hiç uzamazmış
Meğer aslanlar susar
Aynalar konuşmazmış
Güzeller ve düşmanlar
Hiç mi hiç uyumazmış
Kurşun asker silahlı
Polyanna düzenbazmış
Don Kişot’la savaşı
Değirmenler kazanmış

Masallarla büyürsen
Normaldir bu olanlar
Özetleri dinledin
Şimdi gerçek yalanlar

 

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

diziden alıntı sözler

22/4/2008 ·

Badem Ağacı"


Hanginiz küçükken düşüp bi yerini acıtmadı ki?
Ve hanginizin acısı biri öpünce hemencecik geçmedi ki?
Deniz’de Aslı’yı bir badem ağacının altında öpmüştü…
Düşünce kanayan yarası çabucak iyileşsin diye…
Ama bütün bunlar küçükken idi…
Onlar şimdi büyüdüler…
Ve artık bir öpücük bir yarayı kapatmaya yetmezken
Yerine daha da büyük yaralar açabiliyor…

 

1 Yanlış 3 Doğru"

Bilirsiniz büyükler her şeyi çok bilirler…
Bize de hep 3 yanlış 1 doğruyu götürür dediler…
Hatta 4 yanlışın 1 doğruyu götürdüğünü bile söylediler…
Zamanla yanlışlar çoğaldı, ama doğrular hep bir taneydiler…

Büyüdükçe anlıyor insan, büyükler çok fazla şey bilmiyor…
Bir yanlış yaparsan bazen, tüm doğruları götürüyor

 

Kızkaçıran"

Gazozuna oynadığımız top,
Meyvesine tırmandığımız dut…
Ve kaç kez oyuna dalmıştık,
Acıktığımızı unutup…

En ateşli maceramızdı
Fitili tutuşmuş bi kız kaçıran…
Ve ne çok şarkı bilirdik
Bilmediğimiz tek şeydi yalan…


Hipotenüs"

Yaş 17 olduğunda ÖSS denen şey hayatımızın bir parçası haline gelir…
Sorular, sorular ve sorularla…

Oysa bir yandan hayat alabildiğine devam etmektedir…
Sorunlar, sorunlar ve sorunlarla…

Bir de bakarsınız sorular ve sorunlar içinde hapsolmuşsunuz
Hangisi doğru, hangisi yanlış derken,
 Kendi içinizde kaybolmuşsunuz

Problem1:
Efe küçüktür Gönülden… Gönül denktir Metin’e…
Ve Gönül A şehrinden B şehrine gitmeye kararlıysa iyiden iyiye
Metin ise yavaş yavaş daha çok yakınlaşıyorsa Gönül’e
Efe ancak ve ancak çıldıracaktır yine…

Problem 2:
Bir dik üçgende Aslı a kenarı olsun, Mine ise b…
İki dik kenar, iki dik kafalı kız…
Gidiyorlar burunlarının dikine…
Deniz’se iki dik kenarın arasında
Üstelik Aslı yanında değil, artık karşısında…

Offf…
Sorular sorun olmuştur artık,
Sorunlarsa soru…
Ve Deniz gibi hipotenüs olursunuz bir gün
Belki de budur en zoru…

Altıncı His"

Bir fısıltı var içimde
 Sen de duyuyor musun?
Sanki benden seni; kıskanmamı istiyor…

Tanıyor muyum o sesi,
Yoksa o ses ben miyim?

Hiç yabancı değildim oysa bana
Sen de hiç bu kadar olmadın
Ne çoksun şimdi içimde
Aşk mı bu, pişmanlık mı?
Kaybediş mi, öfke mi ne?
Bir sıkıntı var içimde
Sen de görüyor musun?
Sanki benden seni; yine geri istiyor

 

“Olmasa Mektubun…”

İki mektup
İki başkaldırış
Biri aşka, biri hayata
Ve iki ayrı mektup
İki ayrı yüreğe düşen
İki ayrı kor aynı zamanda

Oysa bir zamanlar
Masallar anlatırdık birbirimize
Ve kor yerine
Üç yeşil elma düşerdi gökten üzerimize
Biri ona, biri bana diğeri de tüm sevdiklerimize
Çocuk olmak paylaşmaktı
Çocukluk böylesine güzeldi işte

Kürkçü Dükkanı”

Anladım
Yok
Çok döndüm
Çok dolaştım
Yok
En güzeli senin gözlerin
Gözlerin çocukluğumuz kadar sıcak
Ve gözlerin kalan ömrümüz kadar derin

Dönenlere küsme sakın
Sen dünyaya küsebilir misin?
Bil ki kimine göre baba ocağı
Kimine göre yar kucağı şu kürkçü dükkanı dediğin
Ve belki de her yolun sonundan sana dönmek
En güzel yanı şu gençliğin

Çünkü yok ki
Çok döndüm
Çok dolaştım yok
Ve ben de anladım
Aslı varken surete gerek yok

Havuz Problemi”

Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor artık
Delice esiyor kavak yelleri
Çocukluk elden yitip gidiyor artık
Çocukluk uzaklarda kaybolan bir gemi
Cesaret aşk kaygı derken
Bir sancı kapladı tüm gövdemi
Oysa biz daha dün hipotenüsü çözememiştik
Nerden çıktı bu havuz problemi

 

“Son Sardunyalar”

Ah o yazlık sinemalar,
Kapı önü akşamları…
Saksıda son sardunyalar,
Avluda el yazmaları…
O pür telaş piyasalar,
İlk sevda, ilk gözyaşları…
Yolları hep gurbete bağlar,
Hep o “gönül” şarkıları…
Ah ne kahraman, ne cesur
Ne güzel çocuklardık
Her yeni günü ümitle
Nasıl kucaklardık
Ah kaldırımlar biliyor
Bi devir muhteşemdik
Güz güneşinden hüzünlü
İlkyazdan şendik
Hem utangaç, hem hevesli
Mektepli sevgililerdik
Pek kırılgan, pek acemi
Bir söyler bin gülerdik
35 eksi 1"

Ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Balıkçılar ağ atmamış
Şairler henüz yatmamıştı

Neler yaşadık önce
Ben seni ne çok sevdim
Bir İstanbul Ekspresinden
Halliceydi kalbim

Ve bir yemini körelttim şimdi
Yerine bir umudu biledim
Ve bir İstanbul Ekspresinden
 Halliceydi kalbim

Üstelik bilmiyordum Beşiktaş’tan
Beyoğlu’na kaç saatte inilir
Aşk nerdedir bu şehirde
Hangi sokakta gezinir

Dedim ya ben seni sevdiğimde
İstanbul’a gün doğmamıştı
Gün doğmadan neler doğar
Bunu gönlüm de ummamıştı

Uçakları hiç sevmem
Trenden de vazgeçtim
İzmir’den İstanbul’a
Tam bir saatte geçtim

 

 



 

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

aslı

22/4/2008 ·

pelin karahan bence her haliyle mükemmel bir kız sizce

Yorum ( yok ) Yorum yaz!

pelin karahan

22/4/2008 ·

(Arkadaşlar yazmak biraz uzun sürdü ama sizinle paylaşmak istedim röportajın tamamı altta )

*Kavak Yelleri bir Ege kasabasında, başlarında kavak yelleri esen damarlarında deli kan dolaşan büyümek için sabırsızlanan dört gencin hikayesini işliyor. Bu ekipten biri de Aslı.. Bize Aslı'yı anlatırmısın?

Pelin:Aslı 17 yaşında.Kasabada büyümüş üniversite sınavına hazırlanan bir genç kız .Ailesinin maddi sorunları var.Sınavı kazanmak zorunda ki hayatını garantiye alsın.Lise sonda okuyor Aslı, ama çalışmak zorunda da kalacak.Çünkü annesine ve ailesine destek olmaya çalışıyor.
Babasına çok düşkün ve babası onun gözünde bir kahraman.Aslı nın Efe ve Deniz isminde çocukluk arkadaşları var.Çok iyi arkadaşlar ama Aslı bir yandan da genç bir kız tabii.Yavaş yavaş Deniz'e bir aşk beslemeye başlıyor.Ama bunu bazı durumlarda bastırmak zorunda kalıyor.
İlk kez aşkı tatmış oluyor ve yeni bir kız geliyor, ona karşı kıskançlıkları doğuruyor. Aslı çok inatçı ve sert görünümlü bir kız. Kız gibi değil aslında biraz erkek gibi.

*Aslı maddi zorluklara rağmen okuyor.Hiç böyle bir süreç yaşadın mı ?

Pelin: Orta dereceli bir ailenin çocuğuyum. Zaman zaman sıkıntılarımız oldu ama atlatıyorsunuz. Ailenin birbirine kenetlenmesiyle ilgili.

*Aslı ile Pelin'in örtüşen ve örtüşmeyen yanlarını senden öğrenebilir miyiz?

Pelin: Ben tamamen içimden geldiği gibi canlandırıyorum Aslı'yı. Eğer ortak bir özelliğimiz varsa kameraya yansıyor.Bende çok inatçı ve kıskancımdır.Bazı şeyler örtüşmüyor mesela. O zamanlar da 'Ben olsam ne yapardım?' diyorum ve Aslı'nın hal ve tavırları çıkıyor ortaya. Aslı Deniz'e olan aşkını söyleyemiyor.Ben olsam söylerdim.Benim daha yumuşak yanlarım var, Aslı çok sert bir kız ama onu oynamak çok keyifli.

*Aslı'nın aile sorunları var.. Pelin de onun gibi aile sorunları yaşadı mı?

Pelin:Çok girmeyeyim o konuya ama tek sıkıntım annem ve babamın ayrı olması. O da günümüzde sorun olmaktan cıkıyor. Annem beni çok güzel yetiştirdi.O konuda psikolojisi bozuk bir çocuk olarak büyümedim. Annemin ikinci evliliğinden de bir kardeşim var.

*Senin de hayatının herhangi bir dönemimde başında kavak yelleri esti mi ?

Pelin: Tam o yaşlardayken geçti.Ben şimdi 23 yaşındayım.Aslı 17 yaşında, altı yıl öncesine bakıyorum, ne kavak yelleri esmiş...
Ama çocukluktan çıkıp iş hayatına girince para kazanmaya başlayınca duruluyorsunuz ve daha mantıklı düşünmeye başlıyorsunuz.

*Kavak Yelleri sende eserken neler yaşadın?

Pelin:Çok başına buyruk bir genç değildim.O zamanlar mantıklı gördüğüm şeyler şimdi bana çok çocukça geliyor.Evden ayrılıp üniversiteye gittim.Şimdi olsa yapmazdım.17 yaşında aileden ayrılmak bir genç kız için hiç de kolay değil.Ama iyi ki de yapmışım, hiç pişman değilim.

*Dört reklam filmini saymazsak bu ilk ciddi oyunculuk denemen.Olay nasıl gelişti nasıl fark edilip keşfedildin?

Pelin:Ankara'dan İstanbul'a geldim okuldan sonra. Üniversitede okurken yazları staj yaptım otellerde ama o işin bana göre olmadığına karar verdim.Bodrum'da, Ankara'da çalıştım.

*İstanbul'a gelince ne oldu?

Pelin:İnteraktif reklam hizmeti veren bir şirkette müşteri ve halkla ilişkilere baktım. O sırada, 'Ajansa yazdıralım seni' dediler.

*Kim dedi?

Pelin:Ben istiyordum zaten. İstanbul'da geçinmek kolay değil. Ek gelir olurdu.Yüzümün uygun olduğunu söylediler.Bir şekilde ajansa kaydoldum ve yolun başındayken önüm çok açıktı.
İki ayda dört reklam filmi çektik.Ajans yoluyla bana kast haberi geldi.Görüşmelere gittim, iki üç kez görüştük. Anlaştık.

*Kaç kişinin arasından seçildin?

Pelin: Çok kalabalıktı.

*Bugüne kadar herhangi bir oyunculuk eğitimi aldınmı?

Pelin:Benim hiçbir oyunculuk eğitimim yok. Diksiyon dersi bile almışlığım yok. Ama bu reklam çekimleri başlayınca ' bu işten keyif aldığıma ve bu işten para kazandığıma göre, bunun eğitimini almam gerek' diye düşündüm. Aslında sadece doğallıktan başlayan birşey bu.Eğitim almadığım için doğal olduğumu söylediler.Birtakım akademiler var bir yıllık, altı aylık.Bunlar iyi tiyatrocuların kurduğu akademiler. Onları araştırdığım zaman bu dizi çıktı karşıma.Çok iyi oyuncular, çok iyi bir kanal, çok iyi bir ekip...

*Yönetmenle ne konustun sete gittiğinde?

Pelin:'Her zaman doğal oyna' dedi. Bende içimden geldiği gibi oynadım.Bizim ekibimiz çok güler yüzlü,rahat ediyorsunuz.
İçimden gelenm her duyguyu rahat rahat oynadım.Ben işin eğlencesindeydim belki, ama bu iş benim içimdeki yeteneği fark etmemi sağladı.Çünkü çok iyi bir proje, çok iyi bir kanal.Beni de seçtiklerine göre , bir şey var demek ki.

*Yıllardan beri magazin dünyasını çok yakından takip ediyormuşsun...

Pelin:Magazini takip ettim ama hiçbir zaman o kadar yakıdna değildi.Demet Akalın'ın kiminle evlendiğini ya da Bülen Ersoy'un hangi yarışmada jüri olduğunu bilirim, çünkü heryerde var. Haberde şov programında.


*'Oyuncu olsam, şunun gibi yükselsem' diye düşlerin oldu mu?

Pelin:Hayır hiçbir zaman olmadı.'Ben çok utanırım' die düşünüyordum ama tersi oldu.

*Aslı rolüne nasıl hazırlandın?

Pelin:Bir hazırlığım olmadı.Odada kendi kendime, ' Şöyle yapmalıyım böyle yapmalıyım' demedim.Oraya gittiğinizde o anda,o karakter çıkıyor içinizden.Yönetmen anlatıyor, okuyorsun ve oynuyorsun.Doğal bir şekilde yansıtıyorum.Yönetmen beni rahat bırakıyor.Bütün oyunculara karşı böyle bende onların bir parçasıyım.

*Oyunculuk eğitimi almamış olman büyük bir kayıp değil.Çünkü bu tarz oyuncu sayısı hiç de az değil.Ayrıca nota bilmeyen solistler bile var bu ülkede.Bu konuda Pelin, kendine ne kadar güveniyor?

Pelin: Kafamda bu tarz bir iş yoktu.Reklam çekerken de yoktu.Bu dizinin başlamasıyla çok iyi şeylerin olacağına inanmaya başladım. Ama seçici olmak lazım.Ben seçici olursam bana köstek olmayacak insanlar olursa, içimde çok güzel şeyler var.

*Dizideki Aslı ÖSS ile savaş halinde... Eğitim sistemi sence düzgün mü , yoksa yapılması gerekenler var mı?

Pelin:O yaşlarda ben ilk dershaneye gittiğimde deneme sınavına girmiştim ve eve ağlayarak dönmüştüm.'Annem buraya para yatırıyor ve ben yapamayacağım' demiştim.O kadar korkunç ki üç saatte seni kısıtlıyorlar.Yaptın yaptın,yapamadın gittin.Emeklerin tamamen boşa gitti.Yılmamak lazım. Gidişat iyi değil.Bu sürecin okul düzenine yayılması lazım. 3 saatte kalmamalı.Bu bir gencin hayalleriyle oynamak demek.Biz bu düzene ayak uydurup bir şekilde pes etmeden devam etmeliyiz yoksa olan yine bizlere olacak.

*Oyunculuk konusunda ne planlıyorsun?

Pelin:Ben plansız programsız hareket ediyorum, ama bir sinema filmi teklifi geldi bile.TAbii ki oynamak istiyorum.Bundan sonra bir dizide de sinema filminde de ..Şu an değerlendirme aşamasındayım.Çok gencim çok farklı işler gelebilir, seçici olmak dikkatli olmak lazım.Acele etmeden her işi değerlendirerek devam etmem lazım. Bu dizi benim için çok önemli ama gelen teklifleri değerlendiriyorum.

*Bu bir yaz dizisi oldu...

Pelin: Aslında yaz dizisi değil.Bu yaz başında başladı ama 2008 e kadar devam etsin istiyoruz.Biz çok umutluyuz.

*Televizyonda izlediğin diziler hangileri?

Pelin:'İkinci Baharı çok severdim.Favorimdi.'Binbir Gece' , ' Avrupa Yakası' , 'Yaprak Dökümü' nü de izliyorum.Çok farklılar.Sitcom'u da çok seviyorum, ' yaprak Dökümü' gibi dizileride.

*Oyuncu olarak kimi ya da kimleri örnek alıyorsun?

Pelin:Bu işlerde gözüm olmadığı için kafamda oluşmadı.Meltem Cumbul ,Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer'i çok beğenirimBirçok isim var böyle.

*Bir genç kız olarak bu yaldızlı dünyaya girmek üzeresin.Bu seni ürkütüyor mu ?

Pelin:Aslında çok ürkütmüyor.Kendime ve kişiliğime çok güveniyorum.Hırslı değilim yükseklerde gözüm yok.Gittiği yere kadar iyi bir şekilde ilerletmek istiyorum.Birileri tanıyacak sadece ama onun dozunu ayarlayabileceğimi düşünüyorum.Peşimden koşturtmayı sevmem.O durumlar bana göre değil.Kişiliğimden ödün vermeden insanları kırmadan ilişkilerimi devam ettirecetğim.

*Dizide Deniz rolündeki İbrahim Kendirci'ye sırılsıklam aşıksın.Peki gerçek hayatta aşkla aran nasıldır?

Pelin:Ben severim sevgimi de belli ederim.Bir yıldır sevgilim var ve onu çok seviyorum.Sevdiğimi belli de ediyorum.Benim de lisede platonik aşklarım oldu.Karşı taraf hiç bilmedi bile.Ama büyüdükçe ilişkiler oturuyor.

*Bu durum onu rahatsız ediyor mu?

Pelin:Çok güzel bir ilişkimiz var bunun için bozulmasından korkuyor olabilir.Belki kendi içinde birtakım düşünce ve sıkıntıları olabilir ama bana çok destek oluyor.En başta o bana cesaret verdi.Onu desteği olmasa ben bu işe giremezdim.İzmir'de çekiyoruz diziyi.Birbirimizi 1 ay göremiyoruz bazen.Ama o geliyor,ben gidiyorum.Bugün katıldığım bir programa cıkmadan önce bana 'İyi şanslar seninle gurur duyuyorum' diye mesaj cekti. Çok sevdiğiniz bir erkeğin desteğini hissetmeniz çok önemli.

*MEsleği ne?

Pelin:Reklamcı.Reklam ajansı var.

*Hayallerinizde evlilik var mı?

pelin:Var tabiki.O benden dört yaş büyük.Düzenimizi oturttuktan sonra istiyoruz

not:alıntıdır

 

:: Sonraki »